7 Mart 2018 Çarşamba

Engel değil!



 Kırklareli Günlüğü

Faruk CEYLAN
farukceylan39@gmail.com

İnsanların bedensel sakatlıklarını anlamak çok zor değil.  Mesela aksayan birini  hemen fark ederiz, aksayan bir yüreği fark edebilir miyiz? 
Bir engelli gördüğümüzde ilk duygu nedir? Acırız.  “Vah vah” deriz, “zavallı” Oysa  beklenen  “Acımak” değil, “Anlamaktır.” İnsan önce kendisini, sonra da karşısındakini anladığında zaten problem çözülmüş olur.
 Ne kendimizi anlıyoruz, ne de birbirimizi. Birbirimizi dinlemesini de bilmiyoruz ki biz…
Yaşadığımız hayatta çoğunlukla olumsuzlukları görürüz. Oysa hayatta güzellikler de var. Lakin bu güzellikleri fark edebilmek için görebilmek lazım.
Güzellikleri görebilme yeteneğine sahip değilsek eğer, görme engelli sayılmaz mıyız?
Anlatılan güzellikleri duymuyorsak, işitme engelli sayılmaz mıyız?
Genel olarak sevmekten korkarız. Sevsek bile bunu saklarız, söyleyemeyiz.
Bir çoğumuzun anası, babası, eşi ve çocukları onları ne kadar sevdiğimizi bilmezler,  sevdiğini  söylemek ayıpmış gibi… Bunu bir zayıflık sayar çoğumuz. Bu duygular içinde olan sevgi engelli sayılmaz mı? Söyleyemediğimiz için de konuşma engelli sayılmaz mıyız?
Cenab-ı Allah’ın verdiği sağlığı ve sayısız  nimetleri fark edemeyip  şükretmeyiz, sonra  mutluluğu aramaya devam ederiz. Bunu fark edemediğimiz için  zeka engelli sayılmaz mıyız?
 Birbirimizin düşüncelerine, inançlarına tahammül edemiyor ve bizim gibi düşünmüyor diye  dışlıyor sak eğer saygı engelli olmuyor muyuz? 
Verilere göre ülkemizde 7 milyondan fazla engelli var. Bu sayı 80 milyonluk Türkiye’de saydığım engellileri de ilave edersek acaba  kaç kişi oluruz?
Biz kendimizi engelsiz zannede duralım…
Allah aşkına, Kırklareli Engelliler Umut Spor Kulübü Derneğini Kırklareli’nde kaç kişi biliyor? Ben biliyorum diyenleri tenzih ediyorum ama bir çoğumuzun bilmediği kesin. Dernek yönetimi toplumun her kesimi tarafından bilinmek istiyor. İlgi ve destek bekliyor.  Dernek Başkanı Nihal Bircan ve yönetimi o özel çocukların öz güven kazanarak hayata tutunabilmeleri, topluma kazandırılabilmeleri  için büyük bir çaba sarf ediyor.  Kendilerini gönülden kutluyorum. Mücadelelerine  destek vermek, kendini engelsiz zanneden aslında o özel çocuklardan daha çok engelli olan bizlerin  borcu. Evet biz bu güzel çocuklara borçluyuz.  Toplumun her kesiminin bu güzel çocuklarımız için yapacağı mutlaka çok şey var. Maddi destek sağlayacak gücümüz olmayabilir ancak bu çocuklar maddi destekten çok  ilgi istiyor, sevildiklerini hissetmek  istiyorlar. Onlara dokunmamızı yanlarında olmamızı bekliyorlar.
Sevgi engelli değilseniz ve yüreğinizde o sıcaklığı  hissedebiliyorsanız,  engel değil o gözlerin ışıl ışıl ışıldamasına, engel değil onların hayata tutunmasına vesile olmaya…




Hiç yorum yok: